HAYATIN ACI GERÇEKLERİ

Şarkısı
Dün akşam kardeşlerle konuşuyodum telefonda. Birisi İstanbul'da okumaya uğraşıyor, ötekisi evlendi evinin kadını olmaya çalışıyor falan. Dırdır vaktiydi yani akşam :) Epey güldüm. Neden güldüm bi sor? Çünkü aynı yollardan ben de geçtim, çok yakın zamanlarda hem de. Sonra annemle konuşmalarımı düşündüm, o da çok güler benim sorularıma, dırdırlarıma :) Çünkü o da ununu elemiş eleğini asmış falan, şimdi işte benim, kardeşimin salaklıklarıyla dalga geçip eğleniyor, o kıvamda artık yani.

Mesela ben evlenene kadar ve hatta değiştirmem gerekene kadar elektrik süpürgesinin torbasının değiştirilmesi gibi bi işin dünyadaki varlığından haberdar değildim. Veya sıvı sabunun sabunluğa kendiliğinden dolduğunu falan sanıyordum :) Yani demem o ki evin kadını olunca her bi haltı düşünüp yapmak zorundasın. Ama bu şahıs dışındaki herkes evde sanki bi Jetgiller hayatı varmış gibi yaşıyor. O salonda koltuk altına sıkıştırdığın çorap kendiliğinden gidip makinaya giriyor, yıkanıyor. Bilgisayar masanın etrafına kurduğun cam bardak takımı hizaya gelip uygun adım mutfağa gidiyor. Zaten yemek dediğin her zaman kendisi pişer falan, adama hiç ihtiyaç yok. Sonra akşam annen yorgunum der, "Yorgun mu? Ne yorgunu yaa? Asıl ben yorgunuuuğğ taam mııığğ!" bakışı atarsın. Ama içinden içinden. Yoksa terliği, tepiği yersin kafana oturursun. İşte insan evlenmeden veya kendine ait yalnız yaşadığı bir evi olmadan o Jetgiller'in robotunun aslında annesi olduğunu farketmiyor ne yazık ki. Sonra eve bi geliyosun, apışıp kalıyosun; "Eee bu bulaşıklar yıkanmamış. Eee dolapta yemek de yok. Eee bana kek de yapılmamış. Hayy ben böyle hayatııın.." diye. Yok tabi yaa.

İşte bu noktada, hele çalışan insanlar için, pratik şeyler arama faslı devreye giriyor. Pratik yemek tarifleri, çabuk yıkayan çamaşır makinaları, hızlı pişiren düdüklü tencereler falan diye sayıklamaya başlıyorsun yana yakıla. Bunları evin olmadan öngördüysen önceden hazırlığını yapıyosun. Let's have a look at the çeyiz issue o zaman canikolar. Malum çeyiz dediğimiz dişli canavar hatun kısmısının olmazsa olmazı. Kimine göre tabi. Ben de o "kimi"lerden olduğum için ne var ne yok aldım biliyosunuz, anlatmıştım. Hatırlayın bakem! İşte onların arasında bazı elemanlar var kiiii, Allahım iyki almışım diyorum. İçimden böyle öpüp koklamak geliyor onları. İşte bu çok kullanışlı olduğunu düşündüğüm ürünlerden 1-2 tanesini tavsiye etmek istedim size, akşamki konuşmalarımızdan sonra :)

Birincisi ve benim göz bebeğim: Tefal Actifry
Allahım yani insanlar şu fritöze laf ediyolar falan ya nasıl kıl oluyorum anlatamam. Yok çok büyükmüş de yok patates kızartmak için o kadar kocaman şey alınır mıymış da yok gereksiz pahalıymış da. Sen düğünde halay çekenlerin başından 1 Dolarları atacağına onları tutup bi actifry alaydın şimdi anlardın gereği gereksizliği. Bi kere canım actifryım darhana bilem yapiiiy. Yok çorba yapmıyo ama bir sürü yemek ve tatlıyı yapıyor. Makarnadan kabak tatlısına, sigara böreğinden kestanesine kadar hemen hemen herşeyi yapabilirsiniz. Zaten yanında bir de tarif kitabı veriyolar. Valla içinde 50 tane falan tarif var sanırım. Ve öyle abidik gubidik şeyler değil yani. Ya 50sini geçtim, sırf az yağla kızartma yemek, kızartma sırasında yağla tezgaha duvara adını yazmamak için bile alınır bu cici. Ben reklamlarını hiç ciddiye almamıştım alırken açıkçası. "Ya şuncacık yağla patates mi kızarır, ben koyarım helalinden 3-4 kaşık, o bile gayet az yani" modundaydım. Arkadaş hakkaten 1 kaşık yağla kızarıyor yahu. Ve tadında hiç bir değişiklik yok. Net! Ben patatesi atıyorum makinaya 23-24 dakika boyunca kendi kendine kızarıyor. İçinde karıştırıcısı da var. Başında da durmuyorsun, evin leş gibi kızartma da kokmuyor, etraf da yağ olmuyor. Sonra atıyorsun bütün parçalarını bulaşık makinasına oooohhh mis gibi. Yani diyeceğim, Actifry'ı herkes alamayabilir bunu bilemem ama "ayhh alabilirim ama çok gereksiz şekeriiğğğm" modundaki insanları dövesim geliyor o boş bilmişliklerinden ötürü söyliyim. Neyse bu böyle.

Gelelim ikinci gözbebeğime: TefalClipso Control
Arkadaş bu Tefal bu işi biliyor bak size diyim. Şu küçük dev tencere her tür yemeğimi muazzam kısa sürelerde yapıyor. Ve bu da aynı şekilde saati hariç kalan parçaları makinada yıkanabiliyor. Negzel bi kolaylık di mi? Benim öyle nohutu, kuru fasulyeyi falan akşamdan ıslatan 10bin kaplan gücüm yok. Konservesini alıyorum. Ve size yemin ederim bu alet 7 dakikada pişiriyor onları hacı. İşten eve gelince totalde 10 dakikada bi yemek sahibi olmak bugün bi Ağaoğlu'nda var bi de Tefal Clipso Control'ü olan hizmetçisi olmayan biz fakirlerde. O kadar diyorum bak sen anla yani artık. Bununla da birlikte bi tarif kitabı veriyolla, haberiniz olsun.

Son favorim ve bence bi evdeki en huzur veren şeylerden birisi: Rowenta Silence Force
O benim canım. Buna da gereksiz pahalı diyenler var, ben onları tekrar yukarıya bekliyorum. Eğer benim gibi ve kocam gibi süpürge sesinden nefret ediyorsanız aha da bunu alın. Daha başka bişiy diyemiycem. Reklam yapıyorum sanacak millet. Valla öyle bişiy yok. Ben nelerden memnun kaldıysam sizlere faydalı olsun diye şeyettiriyom şurda. Neyse demem o ki, bu alet maksimum seviyede çalışsa bile (çalışma seviyesi ayarlanabiliyor) bi makinadan çıkabilecek minimum sesi çıkarıyor. Bi tek sorun toz torbası değişiyomuş :) Ben bunun cahili olduğum için benim için büyük mesele bu :) Cahillik işte yapçak bişiy yok :)

Bir "eve ne lazım ki acep" yazısının daha sonuna geldik. Dediğim gibi ben reklam meklam yapmıyorum. Tefalmiş Rowentaymış zaten blogumun varlığından haberdar değillerdir, nerde kaldı reklam yapmak. Ben samimi olaraktan nelerden memnunsam onu anlatmak, bişey alacaksanız faydalı bişey alın diye tavsiyede bulunmak istediğim için yazıyorum. Hepinize hasretlen selam eder, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim. Hadi görüşürük, bay bayy!

12 yorum:

  1. O clipso varyaaaa, canim o benim canimmmmm!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah icat edenden bin kere razı olsun o zaman :)

      Sil
  2. başlarda sankim beni anlattın biraz :) tabi evlenince iş başa düştü :) yazından sonra actifry'den ben de mi alsam dedim, zararlı olduğu için çok sevdiğim patates kızartmasını 3-4 ayda bir anca yapıyorum :) canım çekti şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Hangimiz böyle değildik ki! Actifry dediğim gibi çok kullanışlı, yağdan tasarruf ettiğin parayla kendini kurtarıyor zaten :D

      Sil
  3. ben düdüklü tencerelerden korktuğum için kullanamıyorum :)
    banada beklerim =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunda buharını yavaş yavaş çıkarıyorsun düğmesi var. Tavsiye ederim :)

      Sil
  4. şu elektrik süpürgesinin torba değiştirme işi olmayaymış iyiymiş...
    su hazneli elektrik süpürgeleri için fikri olan var mı acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa bence de :) Su hazneli süpürgeleri hiç bilmyiyorum, bilen varsa paylaşsa ya bizimle ^_^

      Sil
  5. negzelle veryolaya koptum :D :D anlatımın süper insanın evli olmadığı halde gidip bu tencereyi kapası geliyor :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bi gün lazım olacak nasılsa. Evlilik değil mesele, pratik yemek yapmakta Ceydacım, sen kap bi dene kooşş :)

      Sil
  6. Bebeğimsin ya! Nasıl faydalı bir yazı bu böyle. Senin tavsiyelerin benim için her zaman önemli zaten. Evet bu üçü de alınacaklar listeme eklendi. Actifry konusunda ben de başta önyargılıydım. Evde denerken patateslerin pişme süresi içimi sıktı ama "kızartma sırasında yağla tezgaha duvara adını yazmamak için bile alınır bu cici." aynen! Katılıyorum. Cok cok da öpüyorum! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni gelinler nasıl belli oluyor hemen :)) Cicim ister şimdi al, ister evlendikten sonra al ama ben bu 3 ürünü de tavsiye ediyorum evlilik hayatı için. Hele çalışan kadın için!! İşimiz çok zor hoff :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.

ARKADAŞLARIM