HANİ BİZ GEZMİŞTİK YA

Hah işte ben onu yazıcam yazıcam dedim bi türlü yazamadım ki zaten öyle tur rehberliği falan yapmaya da hiç niyetim yok. Herkesin gezme stili farklıdır arkadaş. Kimisi dip bucak bütün müzeleri, katedralleri, bağları bahçeleri gezmeyi sever, kimisi bütün markaların olduğu semtlerden Türkiye'de bindirim üstüne bindirim yapılan fiyatların hakkı var mı yok mu görmek için gezmeyi sever, kimsi de bizim gibi sadece sanki o şehirde yaşıyomuş gibi takılma şeklinde gezmeyi sever. Yani ben şimdi nasıl Ankara'da Kızılay'a inip geziyosam misal, oralarda da öyle takılmak istiyodum. Allahtan kocacığım da aynı kafada da öyle önümüze gelen her müzeye girmedik. Hatta hiç müzeye girmedik gibi bişiy :))

Şurda şunu yaptık burda bunu yaptık, şu dükkanları gezdik, bu mağazaları gördük diye uzun uzun kafa ütülemiycem arkadaşlar rahat olun. Kısa kısa, kısa kısa :)

Biletlerimizi tatilde iki ay kadar önce aldık. Tarihlerimiz esnek olduğu için uygun fiyat aradık. Gidişte pegasustan dönüşte de thy'den bulduk.

İlk adresimiz Belçika'ydı. Brüksel'e indik. Hemen alanın içinden araba kiraladık. Ama oralarda park olayı çok sorun haberiniz olsun. Hatta bizim arabayı çektiler bile :) Ama eşimi bunlar caydıramazdı tabi. Adam araba aşığı anacım yapacak bişey yok. Açıkçası benim de işime geldi yani metro, otobüs, tramvay aktara aktara gideceğimize bizim için çok büyük bi esneklik oldu. Tabi bide oralarda sınır olmadığını da göz önüne alırsak, sabah Belçika'a uyanıp akşam Fransa'da yatmanın en kolay yolu buydu bizim için :)
Hayatım boyunca hep ama heeeeep yurtdışına gitmek, oralarda yaşamak istemişimdir. Bu benim hep hayal ettiğim ve her zaman da hayal edeceğim birşey. Gezmekten hiç ama hiç sıkılmam. Bu isteğime ilk olarak üniversitede kavuştum. Staj için 3 ay Avusturya'da yaşadım. İnanılmaz güzeldi anlatamam! O süre boyunca Macaristan'ı, Polonya'yı ve İsviçre'yi de gezdim. Sonrasında da gezi hayallerim hiç sönmedi. Hep bigün evleneceğim adamla yabancı diyarlarda el ele tutuşup gezmeyi hayal ettim. Ve bana bu hayallerimde eşlik edecek adamı bulduğumda, bu fırsatı yarattığımızdaki mutluluğumu anlatamam!..


Rotamı şu şekildeydi; Belçika - Hollanda - Almanya. En azından ben öyle sanıyordum! Meğersem canım sevgilim evlilik yıldönümümüz için (aynı zamanda onun da doğumgünü) bana hayatımın en güzel ikinci sürprizini ayarlamış (en güzel birinci sürprizini de yine kendisi yapmıştı. Avusturya'dayken canımın çok sıkkın olduğu, ağladım ağlayacağım şeklinde olduğum bi akşam bana "Seda ben Viyana'dayım" demişti!.. Ben onu İstanbul'da zannederken o kalkmış peşimden gelmiş... O zamanlar sevgili de değildik üstelik. Peşimden koşuyordu yavrum :) Tabi bu hareketinden sonra bende de bi takım ısınmalar olmadı değil :)) ) Ve bir güzel de saklamış benden bu planı! Bide tatili beraber planladık yani :)) Gideceğimizi de bir gün öncesinden söyledi bana, akşama doğru. Kafayı yiyorum sandım! Taktir edersiniz ki hayatımın her günü "Aşkitom yarın Paris'e gidiyoruz hazırlığını ona göre yap." gibi cümleler duyarak geçmiyo. O sebeple çok heyecanlandım. Ve yani Londra 1, Paris 2'dir benim mutlaka ama mutlaka görücem dediğim! 3 de New York inşallah :))

Ertesi sabah saat 7'de çıktık yola. Şansımıza da hava o kadar güzeldi ki! Harika bi yolculuk oldu! Saat 10 gibi Paris'e vardık. Direkt otelimize gittik. Kocacım harika bi otel ayarlamış :) Trocadero meydanı diye bi yer var Paris'te, otelimiz hemen ordaydı. Otelden çıkıp yoldan sağa dönüyosun karşında Eiffel yani öyle söyliyim :)
 Sağa dönüyosun Eiffel orda derken yalan söylememiştim bakın :)
Size şu fotoğrafın bana hissettirdiklerini tarif edebilmemin bir yolu yok dostlar.. Bir hayalin gerçek olması... O yüzden hiç anlatmaya da çabalamıycam.

Dedim ya bizim hiç kültürel aktivitelerde gözümüz yoktu. Sanki doğuştan bi Parizyenmişiz de öyle sıradan bir gün geçiriyormuşuz gibi gezdik. Paris cafelerinde oturduk, parklarında gezdik.. Ünlü caddelerine de uğradık tabi :)
Paris'te gitmek istediğim yerlerden biri de Cafe de Flore'du. Onu da yaptık :) Ya bu arada orda otururken Martha Stewart geçti önümüzden! :)) Üff amele gibi gidip de fotoğraf çekilebilir miyiz beraber demek istemedim. Hani parizyenim ya güya :) Ama sonra pişman oldum :)) Kadın çok cool du ya :) Bu da Cafe de Flore hatırası..
Saint Germain en sevdiğim cadde oldu Paris'te. Çok şirin bi yer. Şirin dediğim yani hep lüks markalar var cadde üstünde ama bizdeki Bağdat Caddesi gibi bi yer asla değil. Adamlarda öyle bi trip yok yani. Bide tabi böyle markalar onlara göre çok çok da abartı olmadığı için bizim caddede salınırken kendini dünyanın sahibi sanan ablalarımızın özgüvenini görmüyorsunuz orda. Benim gibi ameleler kendini hemen belli ediyo ama o ayrı :) Şu arabaya ne kadar bayıldığımı pozumun tipsizliğinden anlayın gaari. Arkada karşıda da Cafe de Flore işte :)
Her hayal gerçekleşecek diye bi kaide yok. Bazılarına ağzımızın suyunu akıtarak bakmaya (bakamamaya?) devam ettik tabi yapacak bişi yok :)
Neyse sizi çok boğmak istemiyorum. İki rüya gibi gün geçirdik Paris'te. Sakin sokaklarında el ele dolaştık, kruvasan yiyip parklarda oturduk..
Tabi benim için bundan sonrası böyle hep bi ayaklarım yere değmeden geçti :) Çok fotoğraf da çektim ama hepsini koyup da baymayayım sizi dedim. Belçika'yı da çok sevdim. Hele Brugge! Masal gibi bi yerdi! Eski evler, biralar falan.. Mutlaka gidip görün. Oraya göç etmek istiyo insan vallahi.
Sonrasında Amsterdam ve Almanya'ya geçip geri evimize konduk.




Dediğim gibi bir sürü fotoğraf çektim ama her attığım adımı paylaşıp kıroluk etmiycem burda. Bu fotoğraflar da benim online günlüğüme bana hatıra olsun diye koyduklarım olsun :)

Hayal gibi bir 13 gün geçirdik.. Hayallerimizin gerçeğe dönüştüğü bir 13! Şimdi evde hatıralık olarak aldığımız şeylere bakıp bakıp düşünüyoruz o günleri :)










Uzatmıycam dedim dedim yine çenem düştü :) Yazdıkça, fotoğraflara baktıkça hatırladım ben de tekrar :)

Size şuraya gidin buraya gidin diye fikir veremeyen bir gezi yazısının daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Hadi kaçtım ben o zaman. Görüşürüüüüzzz!

9 yorum:

  1. Ayuuuuuuu ben de istedim bi Paris patlatmak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla patlat :) çok güzel bi şehir gerçekten <3

      Sil
  2. Olsun, ben çok keyif aldım. Okutan ve eğlendiren bir anlatım :)
    Darısı başımıza :)
    Yeni yayında sayfanızda görüşmek üzere :)

    YanıtlaSil
  3. vaybe ne hos bır gezı olmuş:) bayıldım allaha bılerede nasıp etsın.inşallahhhhh

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiiinn inşallahhh! Ne istiyorsanız! :)

      Sil
  4. Vay Feinschmeckerin :) Hosuma gitti. Demek Almanya ha? Neresine geldiniz? Bulusurduk belki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hamburg'a geldik canım. Biraz başbaşa bi tatil oldu bu sefer :)) bir dahakine inşallah :)

      Sil
  5. Gezmek benim de önceliğim ve de eşim de benden daha meraklı olunca. Biz de aynen sizin gibi geziyoruz.
    Tatiliniz keyifli olmuş darısı sonrakilere diyorumm.
    Tatlı bir blog ve de blogger buldum, bırakmam :))

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.

ARKADAŞLARIM