Sunday, August 2, 2015

BLOGUM BLOGUM CANIM BLOGUM

Herkese merhaba!
Blogumu çok özledim ya.. Resmen yazmak isteğiyle oturdum bilgisayarın başına.

Buraya yazarken sanki kimsenin okumadığı günlüğüme yazıyormuşum gibi hissediyorum nedense. Halbuki internet denen sonsuzluğa açık tüm söylediklerim :)

Site işini oturtmaya çalışıyorum. Bayan Tilda'nın kendi çapında belli bir marka algısı oluştu sanıyorum bunca zaman sonra. Ama sitenin de aynı algıyı oturtması biraz zaman alacak diye düşünüyorum. Ciddi anlamda profesyonel bir iş bu. İşmiş yani :) Ona kafa yoruyorum bu aralar. Bir de tabi sonbahar yavaş yavaş kendini göstermeye yaklaşınca benim workshoplar da hafiften başladı. Şimdi ilk dersimiz 29-30-31 ağustosta İstanbul Kadıköy'de. Cumartesi gününü çok önceden bir grup arkadaş kapatmıştı zaten. O yüzden 30 Ağustosa ek ders koyduk. O da dolunca 31 Ağustosa da ek ders koyduk :) Şimdi o da dolmak üzere şükür.. Eğer siz de son yerler için bilgi almak isterseniz bana bayantilda@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Bebeğimiz bu:

Onun dışında neler yapıyorsun derseniz bu ara puzzle lara sardım :) Geçen haftalarda D&R'a gitmiştim. Puzzle almak hiç aklımda yoktu, bir kitap bakmaya gitmiştim. Kitabı bulamadım, mağazadan çıkınca bi baktım ki iki tane puzzle almışım :) Bir tanesi internet sitelerinde de var: http://www.dr.com.tr/Hobi-Outdoor/Iki-Kedi-1000-Lik-Puzzle-The-life-Of-Riley/Hobi/Puzzlelar/1000-Parca-Puzzle/urunno=0000000570098 Diğerini bulamadım sitede.

 

The Life of Riley 'ye başlamadım henüz. Fotoğraftan da anlaşılıyordur belki, boyutları küçük. 1000 parçadan oluşan puzzle ın bitmiş hali A3 boyutunda olacak. Yani parçaları da çok küçük. Nasıl yapıcam bilmem :) Resmine aldanarak aldım. Diğerini ise aldığım gün bitirdim :) Bitirmem lazımdı takdir edersiniz ki :) Oyuncak bebekler!

Bu 33x48 cm oldu. Ama 500 parça olduğu için çabuk bitti. Bir tek şu aradaki siyah görüntü rahatsız ediyor beni. O yüzden çerçeveletip çerçeveletmeyeceğime henüz karar veremedim.. Sadece resmini yaptırabilirim çerçeve :)
Tüm bu tatlılıkların dışında günler tatsız haberlerle geçiyor.. İnsanın içine bir ağırlık çöküyor, bazen yapılan şeyler anlamsız geliyor.. Ama yine devam ediyoruz bir şekilde hayata işte.. Yarım yamalak..

Güzel günler istiyorum.. Herkes için.. Ütopik biliyorum ama istemekten kendimi alıkoyamıyorum, koymak da istemiyorum.
Daha güzel günlerde buluşabilmek dileğiyle..
Sevgiler..

Thursday, July 2, 2015

SONUNDA WWW.BAYANTILDA.COM SİZLERLE :)

Yaaaaa sevgili blogdaşlarım... Bugünleri de görmek varmış kısmette... Çok mutluyum! İnsanlık için çok küçük benim içinse devasa bir adım bu :) İnternet alemine eklenen bi online alışveriş sitesi daha aslında www.bayantilda.com ama işte benim bebeğim :) Gözünün içine baktığım minnoşum..

bayantilda.com

Şu anda sadece Tilda'ya dair şeyleri bulabileceğiniz sitem inşallah ilerleyen günlerde sizlerin de önerileri, fikirleri ile daha da büyüyecek :)

Hemen şuracıktan üye olabilirsiniz :) Alışverişlerinizi doya doya taksitlendirebilirsiniz. Hatta benim yaptığım Tilda' larımı bile! Süper değil mi? Şahsen ben her daim taksit fanatiği bi insan olmuşumdur :p Bi anda bir sürü şey alıp peşin peşin mutluluğunu yaşamak, ödemesini de taksit taksit yapmak çok bi sevindirik yapıyor beni :)
Daha çoook uzun konuşabilirim bu konuda aslında ama uzatıp sizi sıkmak istemiyorum :) Azıcık tadını çıkaracağım ben de bugünün sanırım. 10 Temmuz 2015 tarihini de yazayım bi kenara. Daha evvelki önemli tarih 23 Nisan 2015'ti benim için; distribütörlüğümü ilan ettiğim tarih. Şimdi ikincisini de yazmak nasip oldu.. Şükür ve heyecan doluyum dostlar.. Sizlerin de destekleri ile bugünleri görebildim. Allah işini aşkla yapan herkesin yanında olsun inşallah.
Çok çok sevgiler Bayan Tilda' dan :)

Saturday, May 2, 2015

Bİ SELAM VERİP ÇIKICAM

Önceden ne kadar çok blog okurdum. Ne kadar sık ve uzun yazardım. Artık hiç vakit yok! En sevmediğim şey bir şeyleri geçiştirmek, ertelemek, geciktirmek! Ve uzun zamandır hepsini birden yapıyorum maşallah!

Hayır bi de bazı günler sonuç koskoca bi sıfır olmuyor mu deliriyorum! E hani bütün gün bişi yapmadım, ama herşeyi ertelemişim, geç kalmışım falan... Sanırım sorun sosyal medyaya çok takılmamda! Yemin ederim çekicem fişini bu telefonumdaki internetin. Whats App'tı, facebooktu, instagramdı derken bana vakit kalmıyor. 
Resmen alarm kurdum telefona kendime vakit ayırabilmek için. Gün içinde 1 saati kendime ayırıyorum. Tabi her gün yapabiliyor muyum? Yok! Ama mümkün oldukça zorluyorum şartları. Bir de şu ara hiç yapmak istemediğim bi kaç iş var, onlar üzerimde. O yüzden de ekstra bi gerginim sanırım. Bana bişeyleri zorla yaptırmayacaksın. O zaman resmen hayatım kabusa dönüyor. Ben neyi ne zaman istiyorsam o zaman yapıcam (tabi ki yok öyle bi dünya). Öteki türlü aksi, huzursuz bi insan olup çıkıyorum. 
Bir de üzerime çok fazla yük aldım şu sıra. "Ay onu da yapayım, ay bundan da eksik kalmayayım" derken gerildim. Sonra da kendime kızdım. Ne zorum var? Herşeyi yapmaya kalkınca kendimi yorduğumu daha ne kadar öğrenmem lazım? Tam sopalığım ama neyse..
Neyse ben kaçayım. Bugün de kendime ayırdığım sürenin sonuna gelmiş bulunuyoruz efendim. Başka bir "Ben Saati"nde görüşmek üzere.. Esen kalın..

Tuesday, February 3, 2015

YENİ CİCİLERİM VAR

İçimi döküp rahatladıysam size yeni tatlılarımı gösterebilirim demektir :)
Kış kızları ve kapı süsü tavşilerim için bayantilda@gmail.com adresinden detaylı bilgi alabilirsiniz. Açık pembeli kızımdan 1 tane, koyu pembeli kızımdan 3 tane kaldı haberiniz olsun :)
Bir de güzel bir salı olsun hepimize! Sevgiler

 

 

 

 

 

 

 

 

Monday, February 2, 2015

SADECE YAZASIM VAR

Bazen sadece yazmak iyi geliyor. Ne konuşmak, ne anlatmak, ne şikayet etmek, ne dinlemek.. Sadece yazayım, benden çıksın gitsin istiyorum. Sanırım buna da sebep olan şey hayrete düşmem bazı olaylar karşısında. İnsanın "yok canım asla öyle şey olmaz" demeyi bile düşünmediği, hiç aklına gelmeyen şeylerin başına gelmesi çok şaşırtıcı oluyor çünkü. 

Şimdi böyle sadece neden bahsettiğimi bilen kişilerin anladığı şekilde imalı imalı yazmayı da sevmiyorum aslında. Aman ne biliyim yazmak istiyorum işte bu sefer de böyle idare ediverin bi sefer beni ne olacak?
 
Dostum dediğim, aslında yaşı itibariyle daha çok abla dememin normal olacağı, fikir aldığım, fikir verdiğim, birlikte çalıştığım, neredeyse her gün iletişim halinde olduğum birisinden yediğim kazık canımı yakan.. Maalesef daha fazla detay yazmak istemiyorum. Çünkü okuyanlarınız arasında onu tanıyanlar da var biliyorum..
 
Birşey yaşadık ve ben dedim ki "yok ya seda şu anda sen rüya görüyorsun, böyle bişey olmaz yani mümkün değil". Ama baktım ki aptal olan benmişim. İnsanları tanıyamayan... Hala çocuk gibi inanan, karşımdakini kendim gibi bilen aptalın tekiymişim.. 
 
Çok çok uzun zaman önce yine dostum dediğim birisinden çok ağır bir tokat yemiştim. Haksızdı, bu haksızlığı kendine zarar veriyordu farkında değildi, kırmıştı beni, anlatmaya çalıştım ama anlamamakta, dinlememekte kararlıydı. O zaman da aynen bugünkü gibi kalbimin sızladığını hissetmiştim. Hani denir ya "gücüme gitti".. Çünkü bana haksızlık etmişti. Ben haketmediğim şeylere maruz kalmıştım. Ve çok kızgındım. Sonra yıllar geçti.. Belki 10-12 sene falan.. Geldi. Haklıydın dedi. Beni anladığını anlattı.. Şimdi yine eskisi gibiyiz. Ama ne oldu? Uzak geçen onca seneyi kaybettik. Geri dönüşü yok. Kendini yırtsan da yok işte. Çok güzel geçebilecek zamanları kaçırdık, kaydı gitti ellerimizden. 
 
Şimdi de aynı şeyi yaşadım işte. Başka birisinden tabi bu sefer. Cidden gücüme gitti yaşadığım şey. Herkes yaşadığını haketmediğini düşünür tabi ama etrafımda 2 kişi biliyor ne yaşadığımı ve tüm detayıyla biliyorlar. Ve bana hak veriyorlar. Mesele haklı olmak da değil aslında şu noktada artık. Ama belki kalp kıran ben olsam, yanlış yapan veya neyse, derim ki "seda haksızsın sus otur veya git düzelt bozduğunu". Ama işte tam tersi olunca, insan neden demeden duramıyor.. Benim dostum dediğim kişilerin sayısı bir elin parmaklarını bulmaz bile, çok çok azdır. Ama demek ki onları da yanlış seçiyorum... 
 
Vicdanım son derece rahat. O yüzden akşamları rahat uyuyabiliyorum. Ama kalbim çok kırık... Ve tamamen sildim artık bu kişiyi hayatımdan. Çünkü çocuk değiliz. Bunu yaşamamalıydık bu yaşımızda. Ve bana bunu bir sefer yaşatan birisine bir daha güvenmem kesinlikle söz konusu değil. Benim bozmadığım birşeyi düzeltmek için adım bile attım. Ama pişman oldum. O yüzden hayatımda bir daha yer alamamak üzere çıktı kendisi. Kendi isteğiyle! O zaman yolu açık olsun... 
 
Bu hafta da böyleydi işte.. Daha güzel haberlerde görüşmek dileğiyle.
İyi haftasonları..

Wednesday, January 14, 2015

YENİ UYKU ARKADAŞLARINA NE DERSİNİZ?

Kulakları ile birlikte boyları 66 cm olan sınırlı sayıdaki bu tavşan bebiklerden biri sizin olsun isterseniz detaylı bilgi için bayantilda@gmail.com a beklerim :) 

 

 

 

 

Thursday, December 11, 2014

YENİ YENİ CİCİLER

Hello millet!
Nabersiniz? Ben size yeni bebeklerimi göstermeye geldim :) Bide eklenen workshoplarımdan haberdar etmeye :)

 

 

Bunlar da cici bebeklerim! Dükkanlarımda yerini aldılar (sağ taraftan ulaşabilirsiniz).

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bir de belki Bayan Tilda'nın da size söyleyecekleri olabilir :) Bi bakın bakalım. Böyle kısacık yazdım kaçtım ama bebekleri yap, fotoğrafları çek, instagrama koy, facebooka koy, dükkana ekle derken buraya da ancak bu kadarcık vakit kalabildi :( Blogumu çok ihmal ediyorum içimde hep bi rahatsızlık bu ama inşallah daha sakin kafayla daha çok yazacağım bir vakitte görüşmek üzere!
Hadi bakalım cumartesi bitmeden ucundan kıyısından yakalayalım :)

DIŞARIDAN KENDİNE BAKMAK

Şöyle bir dışarıdan kendime baktım bu akşam. Amacım bu değildi aslında. Boş boş internette dolanırken blogum aklıma geldi. Sonra " hang...